Bırakmanın Gizemleri Gün 4
"Bizi Üzülmek Kurtaracak"
29 Aralık 2022 Perşembe
Kendimi sensizliğe
Kendimi hissizliğe
Duyduğum sessizliğe
Şimdi karıştırıyorum
Kendimi sensizliğe
Sensiz nefessizliğe
Ve bu çaresizliğe
Giderek alıştırıyorum.
(Dolunay Obruk / Alıştırıyorum) (https://youtu.be/BJixibEK9j0)
Elim gitmiyor üzüntüyle ilgili yazmaya. Tinyletter’ı suçlayacaktım ‘’a aaa gitmemiş mi dünün mailleri’’ diye. Sadece hakkında yazmak bile zorken hissetmeye nasıl izin verelim. Buyrun nasılı posta kutunuza geldi işte.
Önce üzüntüyle ilgili bazı gerçekler:
*Üzüntü, şefkatle eleledir. Üzülemeyen şefkat de duyamaz. Ancak yazık benim bu hallerime diyebilenler kendilerine ah canım benim diye yaklaşabilir, kendilerini dinlendirebilir, sarıp sarmalayabilir. Bu bir.
**Üzüntü acımaktan farklıdır. Acımak için yargılamak yani birinin acınacak halde olduğunu düşünmek gerekir. Üzüntü ise dupdurudur, yargısızdır, yumuşacıktır. Kendine has bir sıcaklığı bir rahatlığı vardır. Bunu ben musluktan akan sıcağa çok yakın suyun altında elleri uzun uzun bekletmeye benzetirim. Bu iki.
***Üzülmek değişmenin ilk şartıdır. Değişimin tek motivasyonu haline üzülmektir. Bu üç.
****Üzülebilmek mucizedir. Bunu da ben ekledim bu da dört : )
Gelelim üçüncü günde bıraktığımız yere. Tutunduk, kaybettik, endişeyle baş ettik, yargılamadan üzülmeyi becerirsek, kendimize karşı şefkatle yaklaşmak da değişim için enerji bulmak da işten olmayacak.
Üzülmenin çeşitleri de var tabi. Nasıl üzüldüğümüz süreci nasıl geçireceğimizi de sonuda uygun şekilde harekete geçip geçemeyeceğimizi de belirler.
Bakın bakalım bunlardan hangisini yapıyor gibisiniz:
Kendini suçlaya suçlaya üzülmek,
bu ne talih bu ne şans diye kahrederek üzülmek,
kendini yalnız çaresiz bırakarak üzülmek,
üzülmüyormuş gibi yaparak üzülmek,
yani ‘kendini üzerek üzülmek’
ya da ‘sadece üzülmek’.
Kendinizi üzerek üzülüyorsanız, bir formülü yok, kendinizi üzmeden yıpratmadan üzülmeyi deneye yanıla öğreneceksiniz. Bu gerçekleşince, kendinizi sessizliğe, çaresizliğe, bazen nefessizliğe ve hissizliğe karıştırmak da mümkün olacak.
Sonra bunların içine içine kendinizi bırakacak, rahatlayacak ve en merkezde kendinizle buluşacaksınız. Tam orada zihniniz açılıp berraklaşacak. Ne olduğunu, neye ihtiyacınız olduğunu, ne yapacağınızı ve neyin elinizden gelmeyeceğini pırıl pırıl göreceksiniz.
İçinizde yeniden bir kıpırtı başlayacak, enerjiniz yeniden şefkatle hareket edebilmek için yükselecek. Kendinizi, kendi yolunuza geri koyacaksınız. Hareket enerjisi geri gelince umut da başlayacak. Hemen yarın sabah.
Comments
Post a Comment